ÇAYELİ'NDEN ÖTEYE - Hüseyin Avni ÇAKMAK
ÇAYELİ’NDEN ÖTEYE……. Çayeli…..Hep es geçilip ötesine gidilen şehir…Bu yüzden hep gözlerinde bir çocuk ağlar.. Çok hayatlara tanıklık etmiş hepsinin acısını içine atmıştır…Ne zaman adını bir yerlerde ansalar, bir türkünün eskimeyen o yanında; hiç üşenmeden bayramlıklarını giyip ,tebessümler yeşertir o hayatlara. Hem az buz şey değildir Çayeli’li olmak onla beraber aynı sabaha uyanmak , öteki dünyaya benzemez burası ; ne çok eski, nede çok yeni ,her dem samimi.Bir deniz feneri gibi sadıktır Çayeli, yola koyduğu sevdiğini bekler, bilir ki bir gün bu yağmurda ıslanan bir yüreğin, yine aynı yağmuru özleyip de bulutlara saklanıp ona varacağını.Ama ne zaman yalı yalı ötelere taşınsalar ondan; ayazlar vurur dudaklarına , o an anlar ki sırtındaki sepetin kimse olmayacak hamalı ve o sepetin ipleri hep kesecek omuzunu.. Gitmeyelim Çayeli’nden öteye oturup onunla deniz fenerinin yalnızlığına sığınıp efkarlı bir muhabbetin gölgesinde demli bir çay içelim .Kulak kabartalım susuşlarına bir Mapavri olsun açıversin eski defterleri ,silsin toz tutan hatıraları.Ben küçükken desin :tulumlar çalınırdı eteklerimde, yeşille mavi horon teperdi gülüşlerimde ,şimdi büyüdüm desin; sokaklarda koşan o haylaz çocuk Mapavri yok desin ,Çayeli oldum !Biliyorum çaydan aldım adımı.Ya bu kahrı nerden aldım desin?Sonra susmalar dolansın akyalarına, tam ağlarken bir yağmur koşsun imdadına ki;belli olmasın gözyaşları…Ne çayın tadı kaldı desin, nede ağzımın ,düşler ekip büyüttüğüm sahilimi betonlarla doldurdunuz koca koca kamyonlar,iş makineleri geçti sırtımdan hepsi binlerce yaralar açıp,yalanlar bırakarak.Balıklar artık küs bana , bir yüzyıl olmuştur deniz kızını buralarda görmeyeli.. Yinede olsun demelere sığınıp ,onlar benim ellerim di desin,ben dost diyip horonlar oynadığım insanlar bana oyunlar oynadı.Bana varmak için yollar yapacağız dediler bana uğramamış ömür kalmayacakmış dediler peh..Kandırdılar beni yeni bir sima görmeyeli buralarda epey zaman oldu ..Otobanmış ,beni aynada daha güzel gösterecekmiş .Ne bilirdim benden gitmek için yol aradıklarını ,şimdi hep benden öteye giderler ve artık beni bilmezler ..Ne Mapavri olabilirim nede Çayeli kalabilirim….. Bir bakarız ki güneş eve gitmek için çoktan yola koyulmuştur,akşamlar karışmıştır rüzgarlara,zaten çayımda son yudumunda sohbetine doyum olmazda bana müsaade be Çayeli’m… YAR BANA MEZAR OLSUN……. Benim yağmur gözlüm Üç çocuklu kadınım… Ne yeşilini kayırır mavisinden, ..nede mavisini hüznünden.. Sana yaklaştıkça gurbetim can çekişmelere kaptırıyor kendini tenimin alışık olmadığı zamanlarda adının geçtiği bir yol ayrımının kararsızlığında özlemlerle dolar gözlerim tebessümler çizer yüzüme hayat aklım ne zaman senin sokağına adımlar atsa Sana mı çektim ikimizin gözünde de Hiç dinmeyen çocuksu yaşlar Koca adam oldun hala ilk fırsatta ağlıyorsun be Çayeli’m Bak ağustos güneşlerini çalıp getirdim sana Gitmeden son bir kez gül yüzüme Hadi bir parça gülüş bırak Karadeniz’e Sonbaharlar tıkandı nefesime Bak son yaprağı da düşüyor ömrümün Kıyamete kadar saklar mısın beni yağmurlarında Çayeli’m Hem sana söz verdim kefenim olacak bir avuç toprağın…………. Hüseyin Avni Çakmak
ÇAYELİ'NDEN ÖTEYE - Hüseyin Avni ÇAKMAK - Rize - Sefali Köyü İnternet Sayfaları
|