Çayeli'nden Öteye - Cevriye KİBAR
Rize’nin en güzel ilçelerinden biridir Çayeli. Rize’ye 19 km doğusunda yer alan bu şirin ilçe, Karadeniz’in hırçın dalgalarının sahiline dokunduğu, yemyeşil ormanlarla kaplı Rize’nin en büyük ilçelerindendir. Hemen hemen herkesin birbirini tanıdığı, sıcak insanlarla dolu bu yer, adını da en önemli geçim kaynağı olan çaydan almıştır. İlçenin neredeyse bütün topraklarını örten çay, güzel kokusuyla insanları büyüler.
Çayeli’nin eski adı olan Mapavri, kimi kaynaklara göre bu isim Rumca, kimi kaynaklara göre ise Lazca’dır. Ancak Mapavri’de ne Rumca, ne Lazca konuşulmuştur. Yöre halkının dili Türkçedir. Yalnız bazı köy adları ile kullanılan eşya ve araçların adları Türkçe değildir. Çayeli ilçesinin merkeze bağlı 33 mahallesi, 53 köyü bulunuyor. Çayeli’nde biri merkez ikisi de belde olmak üzere üç belediye hizmet veriyor. Şehir nüfusu 2000 yılı nüfus sayımına göre yaklaşık olarak 26 bin iken yine aynı tarihteki ölçümlere göre toplam nüfus ortalama 56 bindir.
ÇAYELİ NERDE
Haritadan Çayeli’ne bakalım! Çayeli’nin kuzeyinde Karadeniz, batısında Rize ve Güneysu ilçesi bulunurken, doğusunda Pazar ve güneyinde de Çamlıhemşin, Hemşin ve İkizlere ilçelerine bağlı köyler vardır. Denize paralel yüksek sıra dağlarıyla dar bir kıyı şeridine sahip olan Çayeli, bu coğrafi özelliği nedeniyle tipik bir kıyı ilçesidir. Çayeli’nde Doğu Karadeniz iklimi yaşanmaktadır yani yazları serin, kışları ılıman ve her mevsim yağışlı bir iklim görülür. Kıyıdan 750 metre yüksekliğe kadar olan saha geniş yapraklı kıyı ormanlarıyla kaplıdır. Başta kayın, kestane, ıhlamur, gürgen, kızılağaç, karayemiş, yabani kiraz gibi ağaçlar bulunur.
ÇAYELİ’NİN TARİHİ
Çayeli’nin bilinen miladı M.Ö. 700 yıllarında başlar. Mileteruslarca kurulan yerleşim merkezi olan ilçe, sırasıyla Roma, Bizans ve Rum Pontus imparatorluklarının egemenliği altında kalır. 1461 yılında ise Fatih Sultan Mehmet tarafından Osmanlı topraklarına katılır. Eski adı Mapavri olan Çayeli, Rize ilinin en eski bucağıyken 1 Eylül 1944'te ilçe olur. Uzun süre Osmanlı toprakları içinde kalan Çayeli, Birinci Dünya Savaşı’nın başlamasının ardından Ruslar tarafından işgal edilir. İki yıl süren işgalin ardından Ruslar, Bolşevik Devrimi sonrası işgal ettikleri topraklardan geri çekilir. Kurtuluş Savaşının başlaması Anadolu’yu çokça yıpratmış ve halk zor durumda kalırlar. Savaş sonrası Çayeli, bütün yurt gibi fakirleşir. Çayeli insanı açlık, yokluk, eğitimsizlik, işsizlik gibi türlü problemlerle yaşamak zorunda kalır. Ancak Çayeli insanı çalışkanlığı sayesinde bugün çay ziraatının de gelişmesiyle ilçe hızlı bir büyümeye sahne oldu ve Çayeli'nin yüzü değişti.
ÇAY CENNETİ ÇAYELİ
Çayeli’nin ekonomisi çay üretimine dayanır. İlçede Çaykur’a ait 5, özel sektöre ait 12’a tane çay fabrikası bulunuyor. Bu fabrikalar sayesinde ilçe halkı istihdam sağlıyor ve ilçenin insanları yine bu fabrikalardan emekli olarak hayatlarını devam ettiriyorlar. Rize ve çevresinin iklim özelliklerinin kivi yetiştiriciliğine uygun olduğu öğrenilmesinin ardından, devletin de teşviki ile çaya alternatif ürün olarak kivi üretimi yaygınlaştı. Bu nedenle ilçede son yıllarda kivi üretimi büyük oranda önem kazandı. İlçede tarımın yanı sıra hayvancılık da yaygındır. Çoğunlukla büyükbaş hayvancılık yapılan Çayeli’nde, aile gereksinimlerini karşılamaya yöneliktir. Ayrıca arıcılık da yapılır. İlçenin Senoz balı meşhurdur. Yaylaların birbirinden güzel çiçekleri arı peteklerinde birleşerek bala dönüşür.
Diğer geçim kaynaklarından bir de balıkçılık. Çayeli’nde toplam iki tane liman ve üç kayık barınağı bulunuyor. Bunlardan en büyüğü Çayeli merkezde bulunan limandır. Karadeniz’den en fazla hamsi, barbunya, istavrit mezgit gibi balıklar tutulur. Çayeli ayrıca yeraltı zenginlikleri açısından da önemi bir yerdir. Çayeli’nin Madenli Beldesi’nde bulunan Çayeli Bakır İşletmeleri A.Ş. (Ç.B.İ.), 1983 yılında kuruldu. Türk yabancı ortaklığında dayanan İşletmede yine Çayelili halk burada çalışma fırsatı buldu. Ancak bütün bunlara rağmen, ilçe İstanbul başta olmak üzere büyük şehirlere göç veren yerlerden biridir.
DEĞİŞEN TOPLUM
Çayeli’nin sosyal yapısını mercek altına aldığımızda eskiye oranla çekirdek aile yapısının yaygınlaşmaya başladığı görülüyor. Yerleşmeye uygun düz alan olmadığından yerleşme merkezlerinin sahil şeridinde ve akarsu vadilerinde kurulmuştur. İlçede Doğu Karadeniz Bölgesi’nin geleneksel yapı şekli gözlenmektedir. Ev yapımında taş ve ağaç kullanılır. Genellikle evler iki katlıdır. Alt kat taş yapı üstü ahşap ve kiremitle örtülüdür. Zemin taşla örüldükten sonra üst kısım dolma taş da denen bir teknikle ağaç ve taş birlikte kullanılarak örülür. Kullanılan ağaç kestanedir. Zemin kat ahır veya depo olarak kullanılır. Ancak modern dünyanın getirdiği yeniliklerle bu yapılar yerini çok katlı binalara almıştır. Ancak bugün, Çayeli insanı çoğunlukla dar kıyı şeridinde birikmiş ve yapılan yeni binalarla dip dibe yaşamak zorunda kalmıştır. Köyler dağınık yerleşim tipi özeliğini korurken ilçe merkezinde yan yana yapılar yükselmiştir.
Eskiden hemen hemen her evin yanında küçük küçük evler belirirdi. Bu yapılar serender ya da diğer adıyla naylalardır. Yiyeceklerin doğal şartlardan etkilenmeden korunmasını sağlayan ve direkler üzerinde kurulan naylalar, tıpkı eski ahşap evler gibi unutulmaya yüz tutmuştur.
ZOR YAŞAM KOŞULLARINDA ÇAYELİLİ KADINLAR
Anadolu’nun çoğu yerinde çok eşli geleneği vardır, ancak ilçede böyle bir aile yapısı mevcut değildir. Bunun sebebi birçok insana göre Karadeniz kadınının direnişçi olmasındır. Çayeli’nde tıpkı diğer Karadeniz il ve ilçelerinde olduğu gibi kadınlar için yaşama koşulları çok zordur. Çay toplayan, topladıkları çayı yine kendi sırtlarıyla taşıyan, ot biçen, ağaç budayan, kışın yakacak odununu kesen Karadenizli kadınların bütün bu zorluklara karşı direnci ve azmi çok büyüktür. Karadeniz kadını hayvan yetiştirerek ve bahçesine ektiği ürünlerle elinden geldiğince aile bütçesine de yardım etmeye çalışır. Karadenizli kadın boş durmayı sevmez ve durmadan çalışır. Bunun içindir ki çoğu kadınların elleri nasır tutmuştur.
NE GİYİYORLAR
Çayeli’nde giyilen kıyafetler kadınlarda çeşan, peştamal ve erkeklerde ise kıyafette bir farklılık yoktur. Ancak modern dünyanın getirdiği moda vesaire gibi bazı kavramlar ile yöresel giysiler, Türkiye’nin birçok yerinde olduğu gibi, Çayeli’nde de yerini tek tipleşmeye bıraktı. Karadeniz kadınları artık çeşan ve peştamalı dekoratif olarak kullanmaktadır. Yani bu yöresel kıyafetler giysi olmaktan çıkmış ve masa örtüsü gibi aksesuarlara dönüşmüştür. Ancak köylerde hala bu giysileri giyen Çayelili kadınlar vardır. NERDE O ESKİ DÜĞÜNLER
Çayeli’nde düğünler de birçok gelenekte olduğu gibi evrimleşmiş. Eskiden evlerde yapılan düğünler artık solanlarına taşındı. Şimdilerde eski tarz düğünler yapılsa da, artık salon düğünleri daha revaçta. Atma türkülerle eşliğinde yapılan eski düğünlerde, büyük kazanlar kaynar ve gelen misafirlere yemek verilirdi. Bu düğünlerden şimdiye yansıyan tek gelenek horon. Horon oynamak Karadenizlinin ve Çayelililerin kanında vardır. Karadeniz dalgalarını andıran ritmi duyan her Çayelili ister istemez o ritme eşlik eder. ÇAYELİ MUTFAĞINDA NELER VAR?
Karadeniz yemeği denince akıllara ilk olarak hamsi ve lahana gelir. Çayelililerin geleneksel yemeklerinin en başında vazgeçilmez lezzetiyle ünlü Çayeli kuru fasulyesi var. Bunu yanı sıra mısır ekmeği, hamsili pilav, laz böreği, mısır unu ve tereyağından yapılan mıhlama, lahana sarması, lahana çorbası, kara üzümden yapılan pepeçi ya da diğer adıyla pepeçure ve hamsikoli gelir. Çayelili kadınların ellerinden geçen bu güzel yemekleri kendi yetiştirdikleri ürünlerden yaparlar.
BU DA ÇAYIN ÖYKÜSÜ Hiç düşündünüz mü, içtiğiniz çayın öyküsünü? Çayın Doğu Karadeniz’e gelme hikâyesi 1917’de başlar. Batum ve çevresinin Türkiye’ye geri verilmesini izleyen günlerde bir heyet incelemeler yapmak için yöreye gönderilir. Yörede gözlem yapan heyet geri döndüğünde, Doğu Karadeniz bölgesinde çay bitkisinin yetiştirebileceğine dair bir rapor sunulur. Ve çay tarımının yapılmasını önerilir. Bunun yanı sıra, limon, mandalina, portakal ve bambu gibi meyvelerin yetiştirilmesinin Doğu Karadeniz iklimine uygun olduğu belirtilir. Ancak, rapor bir süre dikkate alınmaz. Ekonomik sıkıntı nedeniyle Rize ve çevresinde göçün giderek artması nedeniyle 1924 yılında TBMM bu konuyu gündemine almış ve daha önce yayınlanan rapor gündeme gelir. Ardından aynı yıl bir kanun çıkartılmış ve Ziraat Umum Müfettişi, Ziraat Mühendisi Zihni Derin Rize’de çay yetiştirilmesin başlanması konusunda görevlendirilir. Ve çay üretimi konusunda denemeler yapar. Başarıyla noktalanan bu çalışmalar sonucu Doğu Karadeniz o günden bu yana çay tarımı yapmaya devam edilir.
NERELERİ GEZELİM Çayeli şehrin beyin tırmalayıcı sesinden, kalabalığından, trafiğinden uzak sakin bir Karadeniz ilçesidir. Eğer bu yorgunluktan kurtulup dinlenmek istiyorsanız Çayeli’ne gidip buradaki güzellikleri görmelisiniz. Örneğin Şairler Mahallesi’nde bulunan Ağaran şelalesi özellikle ilkbaharda yağmurların da etkiyle daha da coşkun akar. Yemyeşil ormanların arasından akan berrak su, beyaz köpükleriyle görenleri büyüler.
Çayeli’nde birçok tepe vardır, bunlardan en bilineni Kupsa tepesidir. Burası piknik yapmak için ideal bir yerdir. Masmavi bir deniz manzarasına sahip olan Kupsa Tepesi düzenlenen Çayeli Festivallerine de ev sahipliği eder. Burada tulum eşliğinde horon eder Çayelili insanlar ve biten çay mevsiminin yorgunluğunu çıkarırlar.
ESKİDEN NELER KALMIŞ
Çayeli’nde birçok tarihi eser vardır. Bunlardan bu eserlerin arasında camiiler bulunur. Bu camilerden ilki Cafer Paşa camiidir. Denize hâkim bir teras üzerindeki eski bir mezarlığın yanında yer alan bu camii 1467 yılında inşa edildi. Cafer Paşa tarafından yaptırılan camii ile birlikte ayrıca bir değirmen ve bir de hamam yaptırıldı. Değirmen hala ayakta olduğu halde hamam yıkıldı. Çayeli Eski Camii ya da diğer adı ile Hacıbaşı Camii Rus savaşı sırasında harap oldu. Ancak daha sonra restorasyon yapılsa da eski özelliğini yitirdi. 1826 yılında yapılan Ormancık Camii ise Mahmutlu ve Geyik mahallelerinin arasında yer alır. Bölgenin geleneksel ahşap yığma duvarı, kırma çatılı camilerden birisidir. Bütün bunarlın yanı sıra Çayeli’nde birçok tarihi köprü vardır. Bu köprülerin en önemli özelliği kemerli olmalarıdır. Taşma seviyelerine göre tasarlanmış olan bu köprüler tarihin tanıklarıdır. Bu köprülerin başında Yeşiltepe Köyü köprüsü 15 metre yüksekliğinde olan bu köprü 100 sene önce yapıldığı düşünülüyor. 18. yüzyılda yapılan bu köprü rivayete göre çocuğu olmayan bir kadın köprüden bir taş alıp dereye atar ve hamile kalır. Bu olay kulaktan kulağa yayılır. Bunun üzerine köprünün kenarındaki taşlardan eser kalmaz ve kimse köprüyü kullanmaya cesaret edemez. Bugün dahi kullanılmayan köprünün korkulukları yoktur. Uzundere Köprüsü ise 60 sene önce halkın yardımlarıyla yaptırılmıştır. Şairler Köprüsü 1946’da yapılan bu yapı 7 metre uzunluğundadır. Bütün bunların dışında Seslidere, Yamaç, Sırt Köyü Çakırlı, Âşıklar Deresi, Yanıkdağ, Çataklıhoca Çıkarun köprüleri Çayeli'nin tarihe tanıklık etmiş köprüleridir.
İLİM İLİM BİLMEKTİR… Çayeli eğitime önem veren yerlerden biridir. İlçede 21 ilköğretim okulu ve başta Çayeli Vakıfbank Lisesi, Sağlık Meslek Lisesi olmak üzere 5 lise bulunuyor. Ayrıca Halk Eğitim Merkezi de ihtiyaç doğrultusunda kursiyerlerine kapısına açıyor. İlçede 1997–1998 akademik yılında eğitime başlayan Karadeniz Teknik Üniversitesi’ne (KTÜ) bağlı Çayeli Eğitim Fakültesi vardır. 2002 yılında ilk mezunlarını veren Fakülte, ilçede sosyal, kültürel ve ayrıca ekonomik yönden olumlu gelişmeler sağlıyor. Çayeli’nde bir de Halk Kütüphanesi bulunuyor. Öğrencilere ve Çayeli halkına zengin kaynak sunan bu kütüphane kitapseverlerin hizmetinde bekliyor.
ÖNCE SAĞLIK Bildiğiniz gibi insan sağlığı ve insan hayatı çok önemlidir. Çayeli’nde bir Devlet Hastanesi, bir de Sosyal Sigortalar Kurumu (SSK) Hastane’si ve ayrıca 7 Sağlık ocağı ile 29 Sağlık evi vardır. Dolayısıyla ilçede bulunan tüm doktorlar ellerinden geldiğince Çayeli halkına hizmet vermeye çalışıyorlar.
SPORCU ÇAYELİ İlçede bir spora oldukça önem veriliyor. Çayeli’nin Çayeli Spor ve Madenli Spor olmak üzere iki futbol takımı bulunuyor. Çayeli’ndeki okullardan katılan öğrenciler bu takımların alt yapısını oluşturuyor. Bu iki futbol takım amatör küme Rize birinci grupta mücadele ediyor. Çayeli Spor’u Çayeli Belediyesi desteklerken, Madenli Spor’u ise Çayeli bakır işletmelerinin hayatta tutuyor. Çayeli Spor ve Madenli Spor takımlarının birincil hedefi ise 3. lige çıkmak. 2004–2005 sezonunda minikler ve büyüklerde il şampiyonu olan Çayeli Spor, birçok başarıya imza attı.
Çayeli'nden Öteye - Cevriye KİBAR - Rize - Sefali Köyü İnternet Sayfaları
|